Asya Kaplanı Ege ve Akdeniz’de hızla yayılıyor

Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Ekoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Mehmet Şimşek, Türkiye’de yayılımı bulunan sivrisinek türleri olan “Culex Pipiens”, “Anopheles Sacharovi”, “Aedes Albopictus” ve “Aedes Caspius” türleri üzerinde laboratuvar çalışmaları yürüttüklerini belirtti.

ASYA KAPLAN SİVRİSİNEĞİ 10 YIL ÖNCE YUNANİSTAN ÜZERİNDEN GELDİ

Bu türlerden halk arasında Asya kaplan sivrisineği olarak bilinen “Aedes Albopictus”un yayılımının dikkat çekici olduğunu bildiren Şimşek, Uzak Asya kökenli bu türün yaklaşık 10 yıl önce Yunanistan’dan Marmara’ya girdiğinin bilindiğini ifade etti.

MÜCADELE YÖNTEMLERİNE DİRENÇLİ BİR TÜR

Türkiye’de yaygın diğer sivrisinek türlerine göre daha ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilen türün çok hızlı yayıldığını kaydeden Şimşek, yerel yönetimlerin uyguladığı sivrisinekle mücadele yöntemlerine dirençli bir türle karşı karşıya olduklarına işaret etti.

SAKSI VE AMBALAJDAKİ SU BİRİKİNTİLERİNDE DAHİ KOLAYCA ÜRÜYOR

Bu türün en son güneyde Muğla kıyılarında görüldüğünü belirten Şimşek, Asya kaplan sivrisineğinin diğer türler gibi dere kenarları ve bataklıkların aksine bahçe ve sokaklarda, saksı ve ambalajlardaki su birikintilerinin içinde dahi kolayca üreyebildiğini ifade etti.

YUMURTALARINI TAŞIYABİLEN YAYILIMCI BİR TÜR

Şimşek, şöyle devam etti:
“Albopictus, insanların hatalarını kullanarak çok yoğun bir şekilde bütün şehirlerimize yayılıyor. Düşünün 10 yıl önce Edirne’den giren hayvan şu an Muğla’ya kadar gelmiş durumda. İç bölgelere henüz girmedi. Afyon, Denizli buralarda kaydımız yok ama hızla yayılıyor. Bunlar oldukça yayılımcı bir tür. Yumurtalarını taşıyabiliyorlar. Mesela Avrupa’da başka türler var onlar neden buraya gelmiyorlar? Diyelim Çin’de yumurtladı. Çeşitli ticari bitkilerle Avrupa’ya geçtiğinde Avrupa’da yumurtasını açabiliyor. Bunu görüyoruz ve bu da bizi çok endişelendiriyor çünkü bu hayvan diğer sivrisinekler gibi değil, mücadelesi çok zor.”

ATIK LASTİKLERİN İÇİNDE YAYILIYOR
Albopictus’un küçük su birikintilerinin olduğu her yerde yaşayabildiği için larva kontrolünün çok zor olduğunu anlatan Şimşek, bu türle mücadele için üreme alanlarının kontrol edilmesinin önemli olduğunu söyledi.
Yerel yönetimler ve vatandaşların su birikintisi oluşumunu engellemesi, mevcut birikintilerde larva kontrolü yapması gerektiğini ifade eden Şimşek, Albopictus’un uluslararası atık lastik ticareti ya da dolaşımıyla yayıldığına yönelik bilgiler bulunduğuna da dikkat çekti.

Şimşek, şöyle konuştu:
“Bu tür kuru iken yumurtalarını lastiğin iç kısımlarına bırakıyor. Yağmur yağdığında lastiklere dolan yumurtalar açılıyor. En önemli üreme alanlarındandır. Lastikler bir ülkeden diğerine gönderildiğinde yumurtalar da taşınır. Benzinliklerde ya da lastikçilerde ya da başka yerlerde kullanılmış oto lastikleri mutlaka kontrol edilmeli ve mümkünse bunlar açıkta bırakılmamalı. Bunun dışında bahçelerde olası küçük kaplar ortadan kaldırılmalıdır. Yine örneğin mezarlıklara bırakılan su testileri mutlaka kontrol edilmeli, açıkta su bırakılması önlenmelidir. Asya kaplan sivrisineğinin diğer sivrisinek türlerinden farklı davranışları bulunuyor. Normal bir sivrisinek akşam olmasını bekler, karanlık olduktan sonra gelir, ısırır. Bu hayvan öyle değil gündüz de insana yaklaştığında mutlaka saldırır.”

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x